01 Ocak 2009 Perşembe

Cingıling Bels

Çocukluğumdan bu yana hep kahramanım olmuştur Noel Baba. Evet bizim kültüre ters; hatta alakasız. Ama rivayete göre bu topraklarda nefes almış bir azizden bahsediyoruz (Kaş'ta yaşamış olduğunu duymuş idim vakt-i zamanında). Ve öyle sevimli bir dış görünüşü var ki, o tonton yanakları hangi çocuk sıkmak istememiştir merak içindeyim doğrusu..

Her Yılbaşı ertesi erkenden kalkar, ne alakaysa (bizim evde şömine yoktu gerçi, ondan olabilir) evin üst katına (aka. dam) çıkar, eski eşyalar, perişan haldeki kitaplar & ansiklopediler arasında Noel Baba'nın bırakmış olabileceği hediyeleri arardım heyecanla. Bulamazdım elbet. Ama bu durum hiç bir zaman onun yokluğunun destekçisi/kanıtı olmadı gözümde.

O hala vardır. Geceleri kimselere belli etmeden ren geyiklerinin çektiği kızağını karlar ülkesinde sürerek evlerin bacasından girip heybetli çuvalından çıkardığı paket paket hediyeleri çocuklara bırakır ve sessizce gider.

Ne yer ne içer, nasıl yaşar bilmiyorum. Bana huzur verdiğini biliyorum ama..

Dünden beri Ege'yle beraber bir Cingıl Bels'dir tutturmuş gidiyoruz. Evin her yanı minyatür Aziz Nicholas'larla doldu. Bir tanesi suyla kaplı cam bir fanus içinde, salladıkça karlar yağıyor tepesine. Diğeri peluştan yapılmış ve oldukça tombul. Birkaç tanesi bildiğin serçe parmağım kadar, sanırım pasta süsü amaçlı imal edilmiş.. Çam ağaçları, janjanlı kağıtlarıyla minyatür hediye paketleri, tırnak boyutlu çanlar, kırmızı çoraplar, plastik kar taneleri, rengarenk ışıklar...

İnsanın, bunların herhangi bir dinin parçası olduğuna inanası gelmiyor. Basbayağı eğlenceli bir iş bu yahu! Yılbaşı ağacı süsledi, şampanya patlatıp dağıttı diye kolaylıkla ayıplanılabilen bir ülkede yaşadığımızı hesaba katacak olursak sanırım hiçbir zaman tadına varamayacağız biz kendi dinimizin diye düşünmek istiyorum müsadenizle. Biz hep ciddiyet katmak durumunda olacağız işe, ibadet ederken bile.

Teravih namazlarını kahkaha atarak nasıl çekilir hale getirdiğimi yazmak isterdim mesela, ama ayıp kaçacak şimdi.

Bir de kurban bayramında kesilecek koyunu öyle sahiplenirdim ki günlerce o sokak senin bu sokak benim kah gezdirir tozdurur, kah yedirir içirir ve kendime fena alıştırırdım ki kesilirlen feryat figan ağıt yaktığımı bilirim.

İslam dini deyince aklıma Arap topraklarında birbirini ezen ve hatta çoğu ölüp gelen hacıların içler acısı hali, bitmek bilmeyen türban tartışmaları, hocaların genelde çocuklara şiddet uygulamayı pek sevdiği Kuran kursları, ortalığın kan gölüne döndüğü kurban bayramları, şuram kanarsa orucum bozulur mu hojam diyegelen bodur bıyıklı, kolormatik gözlüklü müminler geliyor her nedense aklıma. (Ramazan bayramına rağmen evet, ne yazık ki) Bizim din, diğerlerine kıyasla daha bi insanın gözüne sokuyor sanki ahreti, ölümü, bilhassa cehennemi, ruhumuzun çekeceği acıları, günahların bedelini, vesaireyi vesaireyi...

Küçük çocukların alnını, kesilen hayvanın kanıyla boyamak değildir din;
basbayağı bir çocuk gibi eğlenmeyi gerektirebilmelidir bazen,

hediyeler, oyuncaklar, şarkılar eşliğinde...

Not: Hıristiyanlığı ya da başka bir dini falan seçtiğim/seçeceğim yok. Kendi halinde basit bir yakınma benimki. Dilerseniz es geçiniz piliz :D

2 yorum:

kapsalisk dedi ki...

emre her turlu dini rituele karsi. senelerdir birlikteyiz, ve her sene ben suslerken sessiz kaldigi noel agacina simdi dusman, cocuklari olumsuz etkilemeyecekmisiz. senelerdir yaktigim hannukah mumu artik yanmayacakmis falan da falan.

hic kusura bakmasin i will:) ben gerizekaliydim, 6 yasima kadar santa gercek sandim; eyvallah cocuklarim ben gibi olmasinlar, ama noel guzeldir.

noel geceleri lucas ve demasla birlikte kalirdik. bekledigimiz hediyelerin gelip gelmedigini merak edip uyuyamazdik bir turlu. nihayet sabah mr.stavrau ve grandmanin sesiyle uyaninca merdivenlerden yuvarlanircasina inip hediyelere kosardik. bazen annemlerin yaninda olurdum ben noel tatilinde, ve tatil boyu tek dusundugum geri donunce lucasla demasa hediyelerimi gostermek, onlarinki benden kiyak mi merak etmek olurdu:) lucasin son senesinde, ikimizin cok super bi resmini kartpostal yaptirmistik ve tanidik herkese yolladik. cildiracagini bilmeme ragmen annemlere dahi gondermistim:) elimde bana lucastan kalan en guzel hatiralardan tekidir bu, arkasinda lucasn imzasi ile.

noel, cocukken yasamamis birinin tadamayacagi bi ruhtur evet. her sene yaklasirken hala icimi kipir kipr eden, beni cocuklastiran, kusleri baristiran, aileyi affettiren bir ruh. muhtemelen bi hristiyan degilim artik, ama cocuklarimi bundan mahrum etmeyecegim. 3u de yasayacaklar o heyecani:)

ha islamda bayramda cocuklara para vermek de super ama bence. emre beni bosamaya kalkmazsa 3.dini de mi bulastiriyosun diye, ramazan ve kurban zamani bunu da yapacagim:) onlar yuzde50 turk ne de olsa:)

charmofsmyrna dedi ki...

haha, yeni gördüm yorumunu. koptum.

noel'i hiç noel olarak kutlamadık biz, ama filmlerden, kitaplardan vesaireden gördüklerimle dahi o heyecanın ufacığını hissetmek bile acayip keyif verici bir şey bence.
tekrar ediyorum ki bunun dinle herhangi bir ilgisi yok. ben kesin olarak şu'yum ya da bu'yum diyemediğim bir olgunluktayım çünkü.
yes, there's a power. so what?!

sen en iyisini yapıyormuşsun ama yahu ufaklıklar konusunda! keşke tüm dinlerin en iyi yanları birleştirilip yepyeni bir din oluşturulsaydı ve fakat bu dinin ismi cismi, şekli şemali filan olmasaydı..

neyse, derin mevzular.
üçüncü bebiş aranıza katılmış olmalı artık? umarım hepiniz iyisinizdir ve çok fazla kaos yoktur ortamda. hehe

öperim çok, kaçak hatun :D