Coşup taşma duyguları hiç olmadı bende; sevincini içten içe yaşayanlardanımdır. Keza üzüntü/sıkıntılarını da. Lakin geçen sene tam da bu zamanlar taşıyordum mutluluktan. Ağzım kulaklarımda hızla geçtiğimiz yolları nasıl geride bıraktığımıza hayret ede ede ve kafaya takmadan yağan yağmuru, denize ulaşmıştık..
Poyraz esiyordu hava. Ayaklarımın altında yalpalayan gemi gibi yalpalamaktaydım; kafam bin dünya olmuştu içmeden daha..
Sonra, neden beni çektiğini hala daha anlayamadığım ve bunun için özel bir çaba da sarfetmediğim kara parçasına ayaklarımı bastım. Şimdi hiçbir şey yoktu dünyada. Dört yanım huzurla kaplıydı ve sanırım alabildiğine mavilik!! (C'est la Vie)
Ne yöne dönsem içimi ısıtan ve hayat kokan ayrıntılar karşıladı beni. Hava öylesine soğuktu ki yanaklarım ve burnum kızarmış, parmak uçlarımın rengi kaçmıştı lakin hiç üşümüyordum. İçten ısıtma sistemli bir ülkedeydim nitekim. Üzüm ve şarabın yegane hayat kaynağı sayıldığı, rüzgarın baki olduğu ve yerlilerinden kan/can fışkıran bir ülkede üşümek ayıp sayılabilirdi..
Orada burada dolanıp mır mır yiyecek bekleyen yaratıkların tacizine uğradığım anlar bile öylesine kayda değerdi ki, sanırım şu hayatta hiçbir bok elde edemezsem bir kedi sahibi olabilirim gibime geliyor (I, I who have nothing)..
Geçen seneyi özlüyorum.. Ondan öncekini de.. Ondan önce ise hayat hiç olmamış gibi geliyor her nedense.
Uzaktan duyulan Rumca şarkıyı özlüyorum.. Yalnızlık hissini.. İzole yaşama fikrini.. Pencerenin kıyısında oturup yağan yağmurun taş sokaklara doluşunu sonra da usul usul akışını seyretmeyi.. Mavi tahta sandalyeli yeri çok özlüyorum.. Soğumaya yüz tutmuş havada sıcak bişiler ya da şarap içmeyi.. İstediğin an istediğin sokakta güven içerisinde dolanıp durma düşüncesini.. Kıçı kırık pansiyon odamı.. Sabahları mis gibi bir havada kızarmış ekmek kokusuna uyanmayı.. Minik tabaklardaki domates, ayva, vişne reçelini..
Ada'nın telaşsızlığını özlüyorum. O her şeyden elini eteğini çekmiş iki katlı ahşap evinde kedileriyle yaşayıp dantel ören yaşlı kadın dinginliğini, huzurunu...
Ada'mın dört bir yanı burnumun direğini sızlatıyor..
Bugünlerde özellikle...

0 yorum:
Yorum Gönder