Adamlar bir kelime üretiyor, bildiğin üç beş sesten ibaret..
Ama adamın anasını ağlatıyor o üç beş sesin "karşılığı"..
"Longing", bu dediğim kelimelerin en sevdiğim örneğidir.
Bir şeyi çok özlemek, onu yapmaya can atmak, yanıp tutuşmak vesaire vesaire anlamına gelir ama aslında hiçbiri değil bambaşka bir şey demektir. Bilmiyorum o şey nedir..
Ya da ben, kelimelerin etimolojilerine gereğinden fazla önem veriyorum da sorun tamamen şahsımı alakadar ediyor (etmeli).
Bilemedim?
Bugünlerde delicesine "longing"lediğim bir hadise varsa o da, kendimi düşünmeden Bozcaada'ya ışınlama isteğidir..
Çoğu gece yatmadan önce kafamda hep aynı şeyi tasarlarken buluveriyorum kendimi. Sanırım hepten yedim kafayı:
Gecenin bir vakti çıkıyorum evden dışarı. Kimselere haber vermeden.. Yanımda üç beş parça eşya, az biraz para,
bir de sadece kendim..
Atlıyorum bir otobüse. Ezine'deyim; ardından Geyikli'de.. Sabahın en güzel vaktinde (temiz havayı ciğerlerime doldurarak) atıyorum ilk adımımı feribota. Ver elini güzel ada'm!!
Sanki daha önce hiç görmemişcesine yepyeni bir heyecanla dolanıyorum sokaklarında. Gördüğüm her güzellik, içime kazınıyor film karesi gibi.
Ve varlığımın mucizelerine tanıklık ediyorum.
Dünyaya gelmiş olma fikri ayaklarımı daha bir kesiyor yerden yukarı doğru
..............................
Sonra en ücra köşelerde, kuytularda sakladığım hayalime bir ortakçı ses yükseliyor kapıdan:
- Deyze!! (güm güm gümm) Gol??
- Geldim deyzem geldim!.. (Ulan bi kere de top oynamayalım! Spider Man büfede dura dura tozlanacak adam mı? Kinder, Toybox bize çalışmıyor mu aylardır? Peki ya renk renk desen desen legolar; bir servet değerindeki arabalar, pisikletler? Yine mi top? Hep mi to?!?)
- Gol?
2 yorum:
bozcaada essizdir. emre ile ilk tatillerimizden biri. t ile baslayan bi kirmizi sarap markasi vardi, tadi hala damagimda gun batiminda izlerken.
Talay olabilür mü acep=)
ve evet, eşsizdir ada'm...
Gün, en güzel Bozcaada'da batar.
Yorum Gönder